Yerel yönetimler ve STK'ların kadın hakları konusunda kapasite artırımına yönelik ortak program

 
Program Hakkında
Biliyor musunuz?
Neden BMOP?
 
 
Program Sayfası
BM Sayfası
Anasayfa
English
Üye Ol
İrtibat
Arşiv
 

Birleşmiş Milletler Ortak Programı Bültenine Hoş Geldiniz

Üç ayda bir yayımlanan bültenimizle program ortaklarına ve kamuoyuna çalışmalarımızın ulaştığı nokta hakkında ayrıntılı bilgi sunuyoruz.

Ortak Program, bütçesi, ortaklarının katkıları, kadınların hayatlarında yaratacığı olumlu yöndeki etkileri, yerel yönetimlere halka daha fazla hizmet götürme imkanı tanıması, sivil toplum kuruluşlarına yerel makamlarla daha fazla işbirliği geliştirme fırsatı vermesi açısından bir ilki oluşturmaktadır.

Daha sonraki sayılarımızda da sizlerle birlikte olmak umudu ile...

 

Ortak Programın Yıllık Değerlendirme Toplantısı İstanbul'da yapıldı

Toplantı iki oturum şeklinde gerçekleştirildi. Sabah oturumunda Program ortakları Programa ilişkin gelişmelere değinip, desteklerini yinelediler. Öğleden sonra Programın resmi değerlendirmesi gerçekleştirildi. Katılımcılara geçmiş faaliyetlerin aktarıldığı resmi bir faaliyet raporu dağıtıldı. Toplantının son bölümünde katılımcılar görüş öneri ve dileklerini dile getirdiler.

Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, "Sabancı Vakfı, Ortak Programa sadece maddi destek vermekle kalmıyor, Programın yürütülmesindeki süreçlerde ve karar mekanizmalarında da yer alıyor" dedi.

En son değerlendirme toplantısını bu yılın Haziran ayında Şanlıurfa da yaptıklarını anlatan Sabancı, o zamandan bugüne kadar 69 yerel projenin hazırlandığını ve bunlardan 11'nin uygulama için seçildiğini belirtti. Sabancı, bu 11 projeye de Sabancı Vakfı olarak hibe desteği verdiklerini dile getirerek, bu projelerden birinin, Kars'ta 2009 yerel seçimlerinde kadınların aday olmalarını sağlamak için yapıldığını anlattı.

Uygulanacak diğer projenin Şanlıurfa'da mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan kadın ve kız çocuklarına sağlık hizmetleri verilmesine yönelik olduğunu dile getiren Sabancı, bir diğer projenin de Trabzon'da görme engelli çocuğu olan annelere eğitim verilmesini kapsadığını kaydetti.

Güler Sabancı, ayrıca Ortak Program kapsamında çalışma yapılan İzmir, Kars, Nevşehir, Şanlıurfa, Trabzon ve Van'dan gelen 33 lise öğretmenine Sabancı Üniversitesi'nde kadın hakları konusunda 3 günlük eğitim ve eğitim sonunda da "Mor Sertifika" verildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Şahabettin Harput, Türkiye'de kadına yönelik politikalarda yaşanan en önemli değişimlerden birinin 2004 yılında Anayasadaki genel eşitlik tanımının değiştirilmesi olduğuna işaret etti. Bu değişiklikle devletin kadınla erkeğin her alanda eşit haklara kavuşması için düzenlemeler yapmak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılındığını hatırlatan Harput, bu süreçte önemli yasal düzenlemeler yapıldığını anlattı. Harput, Ortak Programın "Mutlu birey huzurlu toplum" hedefine ulaşılmadaki önemli aşamalardan biri olduğuna dikkat çekerek, Programın hedefinin ulusal ve yerel düzeyde kadın ve erkek eşitliğini gerçekleştirmek, kadın ve kız çocuklarının ihtiyaçlarına yönelik yerel hizmet modelleri geliştirmek olduğunu kaydetti. Harput, "Bakanlık olarak insan haklarının geliştirilmesine yönelik yürüttüğümüz projelerden en önemlilerinden birisi bu Ortak Programdır" dedi.

Bakanlık olarak kadın ve kız çocuklarına yönelik yapılan bir dizi çalışmanın kadınların şehir hayatında unutulan değil belirleyici birer üye olduklarını ortaya koyacağını ifade eden Harput, kadının toplumda hak ettiği yere gelmesi konusundaki çalışmaları yeterli görmediklerini söyledi.

Harput, BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ve diğer bütün uluslararası çalışmalar ile ortaya konulan kadın haklarının dünyada ve Türkiye'de tam olarak hayata geçirilmesinde toplumun tüm kesimlerine sorumluluklar düştüğünü vurgulayarak bunun toplumsal dayanışmanın gereği olduğunu bildirdi. Öte yandan okula gitmeyen kız çocuğu kalmayıncaya kadar seferberlik ruhu içinde yürütülen kampanya ile bugüne kadar 200 bin kız çocuğunun okula başladığını anlatan Harput, "Haydi Kızlar Okula Kampanyası", "Şartlı Nakit Transferi Projesi" ve "Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesinde Polisin Rolü Projesi" gibi değişik kampanya ve projelerin uygulamaya konulduğunu anlattı.

Şahabettin Harput, BM ile yürütülen 'Kadınların ve Kız Çocuklarının insan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi Ortak Programı" ile hem ihtiyaçların çözümünde hem de idarecilerde farkındalık oluşturmada önemli mesafeler katedildiğini söyledi. Bu farkındalığı en üst düzeye çıkarmak ve Ortak Programla edinilen bilgi ve tecrübeyi ülke geneli ile paylaşmak için içişleri Bakanlığınca mahalli idarelere yönelik bir rehber kitap hazırlandığını anlatan Harput, hazırlanan bu rehberle "Kadın dostu kent" hedefine ulaşmada özel idare ve belediyelerin yürüttükleri hizmet ve görevlerde kadın bakış açısının yerleşmesinin arzu edildiğini kaydetti. Harput, Ortak Program kapsamında yerel eşitlik eylem planları hazırlandığını dile getirerek, bu planlar ile yerel seviyede kadın ve erkek eşitliğini gerçekleştirmenin, eşitlikçi politikaları sürdürülebilir kılmanın ve toplumsal cinsiyet yaklaşımını yerel yönetim anlayışına yerleştirmenin amaçlandığını kaydetti.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Grubu ve Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, "Bürokrasilerde, örgütlerde kadının daha güçlü olarak var olduğu yerlerde daha şeffaf bir yönetim ve daha az yolsuzluk olduğunu 70'den fazla ülkeyi kapsayan bir çalışma sayesinde öğrendik" dedi.

Derviş, kadının kalkınmaya katılması ve kadın hakları konusunun sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada önemli bir sorun olmaya devam ettiğini söyledi

Bu konuda dünyada önemli adımlar atıldığını ve 20 yıl öncesine göre kadının durumunun güçlendiğini ifade eden Derviş, ancak daha alınacak çok yol olduğunu vurguladı.

Derviş, 1930'lu yıllarda Türkiye'nin birçok batı ülkesinin önüne geçerek Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını verdiğini, ancak son 30-40 yılda kadına önem verme ve kadının güçlendirme sürecinin yavaşladığını dile getirerek sürecin son yıllarda yeniden hız kazandığına işaret etti. Kemal Derviş, BM bünyesinde yapılan çalışmalarda kadının kalkınma sürecinde var olmasının, eğitiminin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekerek, 38 örgütü bulunan BM'nin daha verimli ve etkili çalışması için bu projenin çok önemli olduğunu bildirdi.

Derviş, şunları kaydetti: "Bürokrasilerde, örgütlerde kadının daha güçlü olarak var olduğu yerlerde daha şeffaf bir yönetim ve daha az yolsuzluk olduğunu 70'den fazla ülkeyi kapsayan bir çalışma sayesinde öğrendik. Bu illa ki kadın her zaman daha dürüsttür anlamına gelmiyor. Ama kadın-erkek eşitliğine dayalı ortamlarda dürüstlüğe de daha fazla önem verildiğini, insanların daha düzgün davranışlarda bulunduğunu ve birbirlerini daha iyi denetlediğini görüyoruz."

İçişleri Bakanlığının bu konuda takdire şayan çalışmalar içinde olduğunu ifade eden Derviş, kentlerde yerel eşitlik eylem planlarının tam olarak hayata geçirilmesinin, yani kadınların ve kız çocuklarının özgün ihtiyaçlarına cevap verecek kentsel hizmetlerin geliştirilmesinin ulusal ve yerel karar alıcılar ve siyasi irade ile ilintili olduğunu kaydetti.

Derviş, siyasi kararlılığın Programın başarısı için en önemli koşul olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle tamamladı: "Kentleri eşitlikçi kadın dostu kent haline getirmenin tek yolu, siyasi irade ve kararlılığa yeterli kaynak, insan kaynağı ve mali kaynak tahsisinin eşlik etmesidir. Ayrıca iyi işleyen bir izleme mekanizmasının kurulması da gereklidir. Taraflar arasındaki diyalogun geliştirilip güçlendirilmesi, kadın dostu kente ulaşma sürecine katkı sağlayacak önemli unsurlardandır."