|
Birleşmiş Milletler Kadın ve Kız Çocuklarının İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi Ortak Programı kapsamında Nevşehir, Kars, Şanlıurfa ve Van’da Durum Değerlendirmesi Yapıldı ve Sürdürülebilirlik Statejileri Tartışıldı...
BM Ortak Programı, 3-4 Kasım 2009 tarihinde Kars’ta , 9-10 Kasım 2009 tarihinde Şanlıurfa’da, 17 Kasım 2009 tarihinde Nevşehir’de ve 2 Aralık 2009 tarihinde Van’da yerel ortakları ile biraraya gelerek durum değerlendirmesi yaptı. İllerde vali ve vali yardımcıları ile belediye başkan yardımcıları, Valilik ve Belediye birim amirleri, kadın kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı toplantılara il genel meclis ve belediye meclisi üyeleri yoğun ilgi gösterdiler. Tüm Program illerinden gelen katılımcıların yer aldığı 27 Ekim 2009 Nevşehir Sabancı Vakfı Hibe Deneyim Paylaşımı ve 16 Kasım 2009 Nevşehir Yerel Ortaklar toplantısında da ayrı bir oturumda yine aynı başlıklar altında yerel ortakların görüşleri alındı.
Oturumlara, BM Ortak Programının geldiği noktayı göstermek amacıyla çalışmalar sonucunda ortaya çıkan kurumsal şemanın tanıtılması ve kadın dostu kent kriterleri tablosunun sunumu ile başlanmış, daha sonra yerel ortakların görüşleri alınarak not edilmiştir.
Toplantılarda tutulan notlar baz alınarak yapılan sınıflandırmaya göre;
Kurumsal Yapılanma ana başlığı altında yapılan tartışmalarda;
- Valilik ve Belediyelerde eşitlik birim/ofis veya masalarının oluşturulmasında idarenin inisiyatif almasının sorunu çözeceği, özellikle belediyelerde bu yapıların “servisler” şeklinde örgütlenmesinin mümkün olduğu,
- Yerel yönetimlerde eşitlik birimleri veya servisleri şeklinde örgütlenmenin yeterli bütçe ve donanımlı insan kaynağı olmaksızın varlığını sürdüremeyeceği,
- Eşitlik birimlerinin veya servislerinin farkındalık oluşturmak açısından çok önemli olduğu ancak bu birimlerin çalışmalarının alt yapısının tabandaki kadının talepleri olduğu,
- Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün taşrada teşkilatlanmasının örgütlenme sorununun en doğru çözümü olduğu,
- Valilik ve belediye kendi içlerinde eşitlik birimlerini oluşturup KSGM ile görüşüldüğünde Valilik Eşitlik Birimi yerel meclislerin toplantılarına düzenli olarak katılabilir ve meclisleri izleyebileceği
- Eşitlik birimlerinin, kurulması zorunlu birimler olmadığı takdirde inisiyatif, gönüllülük ve iyi niyet esasına dayalı bu şemanın yönetim değişikliğiyle kalıcı olmama riskiyle karşı karşıya kalacağı bunu ortadan kaldıracak en iyi çözümün İçişleri Bakanlığının bu doğrultuda yasal düzenleme yapması olduğu,
- Eşitlik birimlerine özel bir görevlendirme yapılmasının doğru olacağı, diğer birimlerden yapılacak görevlendirmenin personelin işyükünü artıracağından verimli sonuç vermeyeceği,
- Valilik ve Belediye Eşitlik birimleri arasında koordinasyon sağlanması mahalledeki kadınlara ulaşımı ve hizmet sunumunu kolaylaştıracağı,
- İllerde kadın hakları koordinasyon kurullarının gerekli yapılanmalar olabileceğini ancak bu kurulların görevlerinin iyi tanımlanması gerektiği ve bu kurullara emniyet müdürlüğünden sağlık müdürlüğüne, kadın kuruluşlarından mimarlar odası, şehir plancıları odası, barolar gibi mesleki örgüt temsilcilerine kadar ilgili tüm kesimlerin katılımının sağlanmasının önemli olduğu,
- BMOP şeması hayata geçirilse bile kadın kuruluşları bütçeleri olmadığı için bir süre sonra şema içindeki işlevlerini yitirebilecekleri,
- 1990’lı yıllardan bu yana varlığını sürdüren İl İnsan Hakları Kurullarının işlevsel kılınmasında önemli darboğazlarla karşılaşılmakta iken İl kadın Hakları Koordinasyon Kurullarının işlevsiz yapılanmalar olabileceği bu sorunu gidermenin en önemli yolunun kadın kuruluşlarının kurullara aktif katılımı olduğu,
- İl Kadın Hakları Koordinasyon Kurulunun, İl İnsan Hakları Kurulunun alt kurulu şeklinde çalışmasının verimliliği artıracağı.
- Yerel yöneticilerin inisiyatiflerini koyması halinde , İçişleri Bakanlığının düzenlemesi olmadan da BMOP çalışması sonucu ortaya çıkan kurumsal şemanın illerde hayata geçirilebileceği, eğer bir program oluşturulur, iş tanımları yapılır ve çalışma planı oluşturulursa bu şemayı gerçekleştirmenin zor olmadığı
- Belediye ve İl Genel Meclisleri tarafından yerel eşitlik eylem planlarının kabul edilmesinin kadın-erkek eşitsizliğini çözme doğrultusunda siyasi irade beyanına işaret ettiği, oluşturulan kadın-erkek eşitliği komisyonlarının bu konuda ortaya konulan siyasi iradeyi göstermesi açısından önemli olmakla birlikte ancak idarenin uygulamanın önünü açacak anahtar olduğu
- Yerel meclislerde kadın temsili sorununun ileride “Kadın Bakanlığı” veya benzer adla bir bakanlık kurulursa eşitliğe dair pek çok yasal düzenleme yoluyla giderilebileği
konuları dile getirilmiştir.
Kadın Dostu Kent Kriterleri başlığı altında yapılan tartışmalarda;
- BM Ortak Programında yer alan tüm illerin 4 yıl boyunca kadın dostu kent sertifikası için çalıştığı bu nedenle bu gayreti gösteren tüm illere sertifika verilmesinin Ortak Program bittikten sonra yapılacak çalışmalar için de teşvik edici bir unsur olacağı,
- Kadın dostu kent kriterlerinden bir bölümünün Türkiye’nin siyasi ve idari yapısına uymadığı bu nedenle gözden geçirilmesinin iyi olacağı
- Kadın dostu kent kriterleri taslak tablosuna “Hizmet sunumunun tasarlanması ve planlanmasında kadın kuruluşlarının görüşünün alınması ve kadın kuruluşlarıyla işbirliği yapılması” maddesinin eklenmesi
konuları dile getirilmiştir.
|
|